29 Nisan 2013 Pazartesi

İşte Öyle Hikâyeler

1907 yılında verilen Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi olan İngiliz yazar Rudyard Kipling ülkemizde daha çok Orman Kitabı (The Jungle Book) ile tanınıyor. Kipling'in büyük bir öykücü olduğu ise maalesef gözden kaçıyor.

İşte Öyle Hikâyeler, Kipling'in dilimize çevrilen öykü kitaplarından bir tanesi. Kitap, birbirinden özgün öykülerden oluşuyor. Bunlardan bazıları: Balina Boğazı Nasıl Oluştu?, Devenin Hörgücü Nasıl Oluştu?, Gergedanın Derisi Nasıl Oluştu?, Leoparın Benekleri Nasıl Oluştu?, Çocuk Fil, Eski Dost Kangurunun Şarkısı, Armadillo Nasıl Oluştu?, İlk Mektup Nasıl Yazıldı?

Balina Boğazı Nasıl Oluştu, balıkları tüketen ve kurnaz bir balığın yönlendirmesi ile insan yemeğe heves eden bir balinanın öyküsünü anlatıyor bize Kipling. Öykünün bazı yerlerindeki Yunus Peygamberin öyküsü ile ortak noktalar dikkatten kaçmasa da Kipling kendine has üslubu ile başka bir dünyaya götürüyor okurlarını.

Devenin Hörgücü Nasıl Oluştu'da ise tembellikten başka bir şey yapmayan bir devenin öyküsünü anlatıyor bize. Devenin dümdüz sırtında hörgücün nasıl bitiverdiğini öğreniyoruz böylece.

Kitapta yer alan en güzel öykülerden biri de Çocuk Fil. Meraklı, sorularla etrafındakileri bezdiren, soru sorduğu için pataklanan bir filin hortumunun nasıl uzadığını öğreniyoruz. Öykünün sonunda Çocuk Fil herkese hak ettiği karşılığı veriyor. 

Kipling sıra dışı öykülerini bir şiirle sonlandırmayı tercih ediyor. Hayatı, kasvetli ve gri İngiltere ile renkli Hindistan arasında geçen Kipling'in öykülerinde yaşadığı yerlerin harmanını buluyor okuyucu.

Çocuk, genç ve tüm öyküseverlerin zevkle okuyacağı  İşte Öyle Hikâyeler, Begüm Kovulmaz'ın çevirisi ile İş Bankası Kültür Yayınları'nca yayımlandı.

Ebru Akkaş

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme