2 Mayıs 2013 Perşembe

Yeşil Parmaklı Tistu


Çok güzel bir çocuk olan Tistu, çok güzel ve çok zengin anne babasıyla birlikte harika bir evde yaşamaktadır. Tistu’nun babası savaş topu üreticisidir ve oğluna ne kadar kazançlı bir işleri olduğunu anlatır sürekli: “Toplar güneş çıkınca kimsenin istemeyeceği şemsiyelere benzemez, yağmurlu yaz aylarında vitrinlerde bekleyen hasır şapkalara da benzemez. Hava nasıl olursa olsun topların alıcısı vardır.” Tistu’nun da günün birinde babasının yerini alması beklenmektedir.

Sekiz yaşına kadar evde annesi tarafından eğitim gören Tistu sonunda okula gittiğinde beklenmedik bir şey olur. Hiç istemediği halde derslerde uyuyakalan Tistu okula uyum sağlayamaz. Öğretmeni, Tistu’nun ailesine, öbür çocuklara benzemediği gerekçesiyle onu okulda tutamayacaklarını belirten bir mektup yollar. Herkes bu duruma çok üzülür. Ancak Tistu’nun babası bir çözüm bulmakta gecikmez. Madem oğlu okulda kitaplardan bir şeyler öğrenemiyor o zaman yaparak öğrenecektir. Böylece Tistu bahçecilik dersi almak üzere bahçıvan Bay Posbıyık’la tanışır. Bahçeyle uğraşmaktan çok hoşlanan Tistu’nun ilgilendiği çiçekler çok kısa bir süre içerisinde büyüyüp yeşerirler. Bahçıvan, öğrencisinin gizli bir yeteneği olduğunu hemen anlar: Tistu yeşil parmaklıdır. Yeşil parmaklı biri nerede olursa olsun tohumlara dokunduğu anda hemen çiçek açmaktadır, tıpkı Tistu’da olduğu gibi.

O günden sonra tuhaf şeyler olmaya başlar. Cezaevi bir çiçek şatosuna, yoksul mahalleler kentin en güzel yerlerine, hasta bir kızın odası ve hastane yaşamı sevdirecek kadar güzel bir çiçek bahçesine dönüşür. Öyle ki sonunda kentin adı bile değiştirilir, Çiçekkent olur. Tistu’nun yeşil parmakları babasının top fabrikasına da ulaşacak ve yalnızca yaşadığı kenti değil uzaklardaki savaşları da etkileyecektir.

Öğretmeni ve rehberi Bay Posbıyık’ın ölümünün ardından Tistu gökyüzüne uzanan ağaçtan bir merdiven yapar ve bir gün tırmanmaya başlar. O kadar yükseğe çıkar ki ortada merdiven ya da başka bir şey kalmaz. Bunu fark ettiği sırada vücuduna kocaman, bembeyaz bir kanat değdiğini hisseder. O artık bir melektir.

Kitabın sonunda Tistu’nun dünyadan ayrılmasına üzülmeyiz çünkü içten içe böyle bir varlığın bu dünyaya ait olmadığını biliriz kitap boyunca. Bu kadar güzel ve iyilikle dolu biri olsa olsa bir melektir… Çoğu kişi, zaman zaman, savaş, yoksulluk, hastalık ve benzeri kötülükleri yok etmeyi, dünyayı güzelliklerle ve iyiliklerle donatmayı hayal etmiştir. Bana kalırsa Maurice Druon Yeşil Parmaklı Tistu ile tam olarak bunu yapıyor. Üstelik bunu şimdiki kahramanların yaptığının tersini yaparak başarıyor. Amacım eleştirmek değil ancak şunu da rahatlıkla söyleyebiliriz ki günümüzde kahramanların dünyayı kurtarması için önce onu neredeyse yıkması gerekiyor çoğunlukla. Oysa Tistu barışı, sevgiyi, mutluluğu ve güzelliği çiçekle, bolca çiçekle getiriyor.

Fransız yazar Maurice Druon’un yazdığı, Esra Özdoğan’ın Türkçeleştirdiği ve Mustafa Delioğlu’nun resimlediği Yeşil Parmaklı Tistu, Can Çocuk Yayınları tarafından yayımlanıyor.

Tülin Sadıkoğlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder