11 Eylül 2013 Çarşamba

Eğer Babamı Kazara Astronot Yapmasaydım




Tilda, başına hep tuhaf şeyler gelen bir çocuk. Sadece tuhaf şeyler olsa iyi ancak bir de aksiliklerin peşini bırakmadığı biri. Tilda babasını özlüyor, her fırsatta gelip onu almasını bekliyor ama bu dileği gerçekleşmiyor. Babasının arada bir gönderdiği hediyelerle yetinmek zorunda kalıyor.

Okulda arkadaşları babalarının işlerini söyleyip bununla hava atarken Tilda’nın ağzından birden “Benim babam da astronot,” lafı çıkıyor. Tilda, bazen doğru söylemediğini kabul ediyor. Babasının astronot olduğunu söylerken arkadaşlarının bunu araştıracağı ya da ondan bunu ispatlamasını isteyebilecekleri aklının ucundan geçmiyor.
 
Doğru söylemediği için içinde ikilemler yaşıyor ama “yalan söyledim” demek de ağırına gidiyor. Bir büyüğünden yardım istemeyi düşünüyor ama sonra “Onlar benim halimi asla anlamazlar, sanki kendileri hiç yalan söylemiyormuş gibi davranırlardı,” diye iç geçirip vazgeçiyor bu fikrinden. İşler kontrolden çıkınca ne olursa olsun en yakın arkadaşı Julia’ya gerçekleri söyleyeceğine dair kendine söz veriyor ve sözünü de tutuyor. Julia, sınıfta yaptığı harika bir hamle ile Tilda’nın kötü duruma düşmesini engelliyor.

Eğer Babamı Kazara Astronot Yapmasaydım doğrular, hayal gücü, çaresizlik ve dostluk üzerine sıcacık bir kitap.

İsveçli yazar Ingelin Angerborn’un yapıtını Türkçeye Ali Arda çevirmiş. Kitabı Taner Duran resimlemiş.
8 yaş üstü çocuklara hitap eden kitap Paloma Yayınevi’nce yayımlandı.

Ebru Akkaş

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme