16 Eylül 2013 Pazartesi

Sineklerin Tanrısı

Nobel Edebiyat Ödülü sahibi William Golding'in 1954 yılında yayımlanan ilk romanı Sineklerin Tanrısı, ilk başta R. M. Ballantyne'nın Mercan Adası'nın modern bir uyarlaması gibi gözükebilir. Sineklerin Tanrısı, kahramanlarının adı, Pasifik'te mercan bir adada kalmaları, hepsinin erkek çocuğu olmaları gibi Mercan Adası'na göndermelerle dolu olsa da bambaşka bir hikâye anlatır.

Nükleer ehlikeden uzakta olmaları için tahliye edilmeye çalışılan çocukların uçağı Pasifik'te bir adaya düşer. Kaza sonrasında önce Ralph ve gerçek adını hiçbir zaman öğrenemediğimiz Domuzcuk lakaplı çocuk bir araya gelirler. Başka kurtulanlar olup olmadığını öğrenmek için buldukları denizkabuğunu boru gibi kullanırlar. Bu ses adadaki diğer çocukların dikkatini çeker ve Jack'in liderliğini yaptığı diğer grupla tanışmalarını sağlar. Kendi aralarında bir lider seçmeleri gerekir ve çoğunluk Ralph'ı seçince Jack buna içerlese de önce itiraz etmez. Domuzcuk, kilolu, gözlüklü bir olduğu için alay konusu olmaktan kurtulamaz ama grupta doğru düzgün düşünen ve yapıcı önerileri olan ondan başka bir çocuk yoktur. Bir ateş yakılmasını ve  dumanın onların tek umudu olduğuna diğerlerini ikna eder. Kibritleri olmadığı için ateş yakmak istediklerinde Domuzcuk’un gözlüğünün camlarından faydalanarak tutuştururlar dal parçalarını.

İlk zamanlarda grup kararları uygulanırken sonra bir gevşeklik başlar. Ralph'ın olumlu liderliği karşısında Jack'ın yıkıcı liderliği sorunların doğmasına neden olur. Bununla birlikte yaşça daha küçük çocukların kâbus ve korkuları işleri daha da karıştırır.
  
İş Bankası Kültür Yayınları’nca Mina Urgan'ın çevirisi ile yayımlanan kitabın sonunda Urgan'ın kitap üzerine yazdığı bir değerlendirme yer alıyor. Urgan, bu yazısında "Hamlet'e sadece bir öç alma tragedyası ya da Moby Dick'i sadece bir balina avı öyküsü saymak ne denli yanlışsa Sineklerin Tanrısı'nı da çocuklar için yazılmış bir serüven romanı saymak o denli yanlıştır." diyerek  kitabın önemimi bir kez daha belirtiyor. 

Ebru Akkaş



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme