27 Kasım 2013 Çarşamba

Ballı Çörek Kafeteryası

Çocuk edebiyatının usta kalemlerinden Zeynep Cemali, 2009 yılında aramızdan ayrılmıştı. Ancak Zeynep Cemali gibi iyi yazarlar fiziksel olarak aramızda olmasalar da kitaplarıyla yaşamaya, bir şekilde anlatmaya ve çocuklara ulaşmayı başarmaya devam ediyorlar.

Sevgili Zeynep Cemali çocuklar için öyküler ve romanlar yazdı. İlk kitabı Ben, Çınar Ağacı ve Pufböreği idi. Sonrasında Gül Sokağı’nın Dikenleri, Patenli Kız, Ballı Çörek Kafeteryası, Çılgın Babam, Öykü Öykü Gezen Kedi başlıklı kitapları yayımlandı. Ankaralı adlı romanı ise vefatının ardından okurlarıyla buluştu. Doğrusu, yalnızca isimlerine bakarak bile kitapların sıcacık öyküler vaat ettiğini düşünmek mümkün.

Zeynep Cemali’nin kitaplarını okuyan, şimdi artık bir genç kız olan Miray’la yazarın kitapları üzerine konuşurken bana Bir Kitap Lütfen için “Patenli Kız”ı yazabileceğimi söyledi. Benim aklımda “Ballı Çörek Kafeteryası” vardı. Bunu duyunca Miray, “Aa, o da olur. Hem arkasındaki tarife bak, birlikte yaparız,” dedi. Miray gibi kitaplar konusunda “zor” birinden bunu duyunca kararımı hemen verdim! Kitabı epey bir süre önce okumuştum ve sonunda bir tarif olduğunu ben unutmuştum doğrusu. Miray’ın hatırlıyor olması ise benim için önemli bir referanstı.

“Ballı Çörek Kafeteryası” Sıla, babası ve Sıla’nın teyzesi Rana’nın yaşamından bir kesit sunuyor gibi görünse de kitapta aslında pek çok yaşam öyküsü, pek çok hikâye var.

Romanın ana öyküsünden kısaca bahsedelim: Sıla’nın babası iş nedeniyle sürekli yurt dışındadır, teyzesi ise onları arada sırada ziyaret eder. Bu nedenle anne-kız birlikte çok zaman geçirirler. Çok iyi anlaşan, birlikte eğlenen, iyi vakit geçiren anne-kızın hayalinde bir de “Ballı Çörek Kafeteryası” açmak vardır. Ancak Sıla dördüncü sınıfa başladığı yıl annesi günden güne süzülmeye başlar ve kısa bir süre sonra da yaşamını yitirir. Artık baba-kız baş başa kalmışlardır. İşini bırakan babası Sıla’yla annesinin düşü olan kafeteryayı açmaya karar verir. Herkes onlara karşı çıkar, ama bu onları engellemez. Üstelik bir de destek kuvvet gelir: Sıla’nın teyzesi Rana!

Sıla, annesiyle birlikte kurdukları bir düşü gerçekleştirmiştir, ancak bunu yaparken “sevinci, tasası, içtenliği, yanılgıları ve yorgunluklarıyla var ettikleri” kafeteryalarında her gün yeni bir olay yaşayacağını aklına bile getirmemiştir. Neler neler olmaz ki! Böylelikle bizler de okur olarak yetiştirme yurdunda kalan ve mahallenin küçük hırsızı olarak tanınan ve asıl adı Yiğit olan “Zıpzıp”ın asıl hikâyesine; geç evlenen ve ilerlemiş yaşlarında çocuk sahibi olan bir çiftin tek çocuğu Özgür’ün öğrenciyken başından geçenlere; teyzesi Rana ile bir köyde yetişen, anne babası olmayan ve veterinerlik eğitimini tamamladıktan sonra köyüne geri dönen Zeynel’in aşkına; fal meraklısı annesinden etkilenen ve falcılık yapma merakına düşen altı yaşındaki Bilge’nin fal serüvenine; kırk beş yaşlarındaki mahallenin evsizi Sallabaş’ın geçmişteki yaşantısına; babasının eski bir arkadaşı olan Lale’yle yeniden karşılaşması ve bunun Sıla üzerindeki etkisine; Zeynel’in köyünde yaşananlara ve daha pek çok yaşantıya tanıklık etmiş oluruz.         

Her yaştan okura hitap eden ve her yaştan okur tarafından keyifle okunan Zeynep Cemali’nin kitapları Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlanıyor.


Tülin Sadıkoğlu



Bu hafta sonu "Ballı Çörek" tarifini Miray'la deneyeceğiz. Umarım başarılı oluruz çünkü planımız bunları afiyetle yerken bir yandan da Zeynep Cemali'nin kitaplarını okumak!

Fotoğraf: Miray (Burada Miray henüz bir yaşında...)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder