6 Aralık 2013 Cuma

İki Kere Doğan Baron

“Kendi kurallarını izleyen bir hikâye…”

Doksan üç yaşındaki Baron Lamberto’nun villası, Orta Gölü’nün tam da ortası sayılmayacak bir yerinde bulunan San Giulio Adası’ndadır. İtalya’da, İsviçre’de, Hong Kong’da, Singapur’da ve daha pek çok yerde yirmi dört tane bankası olan Baron çok zengindir.

Baron’un tam tamına yirmi dört hastalığı vardır. Bu hastalıkları tek tek aklında tutan, Baron’un hangi ilaçları hangi saatte alacağını bilen tek kişi Baron’un kâhyası Anselmo’dur.

Baron ve kâhyası Anselmo, havaların ısınıp soğumasına göre başka ülkelere giderler. Sıcaklıkların düşmesiyle birlikte Baron yaşlı kemiklerini güneşte ısıtmak için Mısır’a gider. Ancak bu kez orada çok kalmazlar. Tanıştıkları bir Arap’ın onlara anlattıkları üzerine bazı testler yapmak için San Giulio Adası’ndaki villaya dönerler. Mısır’da tanıştıkları Arap onlara, “İnsan, adı söylendikçe hayatta kalır,” demiştir ve Baron da bunun üzerine oldukça yüksek maaşlar vererek altı kişiyi görevlendirmiş ve villanın tavan arasına yerleştirmiştir. Bu altı kişi hiç durmaksızın Baron’un adını söylemektedir: “Lamberto, Lamberto, Lamberto…” Baron yalnızca hayatta kalmakla kalmaz, gençleşmeye de başlar. Bu size inanılmaz mı geliyor? Belki siz de denediniz ve işe yaramadı. Tam bu noktada Gianni Rodari’ye kulak verelim o zaman: “Bazı şeyler hayatta insanın başına sadece bir kere gelir. Doğrusunu söylemek gerekirse bazı şeyler de sadece masallarda olur.

Bu arada Baron’un hayatta olan tek akrabası yeğeni Ottavio’dur. Annesinden kalan mirasın son kısmını çelikçomak oyununda kaybeden Ottavio’nun tek ümidi ise dayısının ölmesi ve tüm mirasın ona kalmasıdır. Dayısını ziyaret eden Ottavio onun gençleştiğini görünce bu kez daha acımasız yollara başvurur. Önce gümüş et bıçağıyla “kırt-kırt dayısının boğazını keser”; bu işe yaramaz çünkü Lamberto dayısı ertesi sabah eskisinden de daha canlı bir şekilde şarkı söylemektedir. Sonra bir tüfek alır ve kalbine tam yedi kurşun sıkar. Sonuç aynıdır; Lamberto dayı canlı ve sapasağlamdır. Denemeye devam etmeye kararlıdır Ottavio, ama tam o sırada ada haydutlar tarafından işgal edilir. Hepsinin adı Lamberto olan ve kendilerine Yirmi Dört L diyen yirmi dört haydut Baron’u esir almıştır. Serbest kalması karşılığında ise Baron’un yirmi dört bankasının her birinden bir milyar istemektedirler.  

İtalya’nın en önemli çocuk yazarlarından Gianni Rodari’nin İki Kere Doğan Baron adlı romanı Can Çocuk Yayınları’ndan çıktı. 10 yaş ve üstü genç okurlar için önerilen romanı Yelda Gürlek Türkçeye kazandırdı. Resimler ise Sedat Girgin’e ait.  

Ada’nın işgal edilmesinden ve Baron'un esir alınmasından sonra pek çok olay gerçekleşiyor. Sonunda ise hiç beklenmedik bir şey oluyor. Kimi okurlar bu sonu sevecekler, kimileri saçma bulacaklar belki de… Ama Rodari’nin bu durum için de bir önerisi var: “Sonundan memnun olmayan okuyucular, onu kendi zevklerine göre değiştirebilirler, hatta kitabın içine bir ya da iki yeni bölüm bile ekleyebilirler. Ya da on üç yeni bölüm daha. Unutmayın, sözcüklerden korkmak yok.


Tülin Sadıkoğlu 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme