17 Şubat 2014 Pazartesi

Bekçi Amos'un Hastalandığı Gün

Bekçi Amos McGee sabahları erken kalkar, ütülü üniformasını giyer, kahvaltısını eder ve işe gitmek üzere yola koyulur. Her gün aynı saatte, aynı otobüse biner ve Hayvanat Bahçesi’ne varır. 

Hep çok işi vardır Amos’un, ama dostlarına her zaman vakit ayırır. Fille satranç oynar, her zaman kazanan kaplumbağayla yarışır, utangaç penguenle sessizce oturur, hep burnu akan gergedana mendilini ödünç verir, karanlıktan korkan baykuşa masal okur.

Bir gün Amos soğuk algınlığına yakalanır. Aksıran, tıksıran Amos o gün işe gidemez. Hayvanat Bahçesi’nde ise dostları onu beklemektedir.


Fil piyonlarını yerleştirmiş, kalelerini parlatmıştı bile.
Kaplumbağa bacaklarını esnetmiş, ısınma hareketlerini tamamlamıştı.
Penguen tek başına, sabırla oturmuş bekliyordu.
Gergedan, alerjisini daha kötüye gitmesinden endişeleniyordu.
Baykuş, dağ gibi bir masal kitabı yığınının tepesine tünemiş

Amos nerede kalmıştır? 

Meraklanmaya başlayan hayvanlar, günün ilerleyen saatlerinde ne yapar dersiniz? Hayvanat Bahçesi’nden çıkarak otobüs durağına giderler, otobüse binerler ve dostları Amos’un evine varırlar. Bu kez dostlarıyla ilgilenme, ona bakma ve onu neşelendirme sırası onlardadır.

Philip C. Stead’in yazdığı, eşi Erin E. Stead’in resimlediği, Esin Uslu’nun dilimize kazandırdığı Bekçi Amos’un Hastalandığı Gün, Yapı Kredi Yayınları’ndan yayımlanıyor.

Okul öncesi çocuklar için önerilen kitapta metin ve illüstrasyonların birbiriyle uyumu kusursuz. Dostluk, şefkat ve sevecenlik temalarını işleyen bu sıcacık öykü bir klasik olmaya aday gerçekten de.

Tülin Sadıkoğlu



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme