3 Şubat 2014 Pazartesi

İkizler Neyin Peşinde?

Tatil köyündeki ele avuca sığmaz, “kafası lüleler ve tuhaf fikirlerle dolu” olan Luise Palfy, yeni gelenler arasında kendisine tıpatıp benzeyen –aralarındaki tek fark yeni gelen kızın saçlarının örgülü olmasıdır – Lotte Körner’i görünce arkasını döner ve koşarak uzaklaşır. Hatta tatil köyünün yöneticisi Bayan Muthesius onlar kadar birbirlerine benzeyen iki kızın çok iyi arkadaş olacaklarını düşündüğünü söyleyince Luise yine kızgınlıkla odayı terk eder. Ona göre daha utangaç ve sakin yaradılışlı olan Lotte ise sesini çıkarmaz.

Luise çok öfkelenmiştir; Lotte’nin tatilini mahvettiğini düşünmektedir. Diğer çocuklar ve tatil köyü yöneticileri de şaşkındır. Akraba olmak bir yana aynı şehirden bile değildirler. Lotte, Münih’te annesiyle yaşamaktadır; Luise ise Viyana’da babasıyla…

Bayan Muthesius, iki kız arasındaki bu gerginliği gidermek için radikal bir çözüm bulur. Önce yemekte  yan yana oturtur. Herkes onlara hayretle bakmaktadır. Luise kendini daha fazla tutamaz ve Lotte’nin baldırkemiğine bir tekme atar. Lotte acıyla irkilir, ama yine sesini çıkarmaz. Bayan Muthesius, bununla da kalmaz, Luise ve Lotte’nin yan yana yataklarda yatacaklarını söyler. İki küçük kız birbirlerine arkalarını döner ve uyur gibi yaparlar; ama ikisinin de gözleri açıktır. Luise hâlâ öfkelidir. O sırada bir ağlama sesi duyar gibi olur; sanki biri ses çıkarmamaya, sesini bastırmaya çalışarak ağlamaktadır. Bu, Lotte’dir. Elleriyle ağzını sıkı sıkı kapatarak ağlamasını bastırmaya çalışmaktadır. Annesi vedalaşırken kızının çok güzel birkaç hafta geçirecek olmasından dolayı ne kadar mutlu olduğunu söylemiştir ona. Lotte çok ciddi bir kızdır ve annesi bunun kendi suçu olduğunu düşünmektedir. Mesleği gereği evde çok az zaman geçirmekte, eve yorgun argın gelmektedir. Annesine göre Lotte bu tatilde çok eğlenecektir. Oysa küçük kız şimdi yabancı bir yerde, kendisine benzediği için ondan nefret eden ve kötü kalpli olduğunu düşündüğü bir kızın yanındadır ve hiç de eğlenmemektedir. Lotte’nin kafasından tüm bunlar geçer ve hıçkırarak ağlarken birinin saçlarını okşadığını fark eder. Lotte de saçını okşayan Luise’in eline yavaşça dokunur. Aralarında bir ateşkes başlar ve bu derhal arkadaşlığa dönüşür. Artık birbirlerine tıpatıp benzemenin keyfini çıkarmaya başlarlar.

Kendilerinden, ailelerinden bahsederken Luise, Lotte’ye babasının ne zaman öldüğünü sorar. Lotte’nin bu konuda bildiği çok şey yoktur çünkü annesi babasından hiç söz etmez. Luise de annesinin fotoğrafının bir zamanlar babasının piyanosunun üstünde durduğunu, ama babası onu fotoğrafa bakarken görünce ortadan kaybolduğunu anlatır. İkisi de dokuz yaşındadır; bunda tuhaflık yoktur, ama her ikisi de aynı gün ve aynı yerde doğduklarını öğrenince şaşkınlıktan donakalırlar. Lotte, annesinin fotoğrafını Luise’e gösterince küçük kız fotoğrafı mutlulukla göğsüne bastırır ve fotoğraftakinin annesi olduğunu söyler. Lotte ve Luise ikiz kardeştirler; ama anne-babaları niye bunu onlardan saklamışlardır. İkisi de bunun haksızlık olduğunu düşünür.

İki küçük kız bir plan yaparlar. Luise, Lotte’nin yerine annesinin yanına; Lotte de Luise’in yerine babasının yanına gidecektir. Sonra neler mi olacak? Kitabı okuyun, göreceksiniz…

Hem çocuklar için hem büyükler için pek çok eser veren Alman yazar Erich Kästner’in yazdığı, Walter Trier’in resimlediği, Süheyla Kaya’nın dilimize kazandırdığı İkizler Neyin Peşinde?, Can Çocuk Yayınları’ndan çıkıyor.  10 yaş ve üstü okurlar için önerilen ve yurt dışında pek çok kez filme çekilen "İkizler Neyin Peşinde?" adlı roman ülkemizde de filmleştirildi.


Tülin Sadıkoğlu  

2 yorum:

  1. Bloğunuzu merakla takip ediyorum, oğluma kitap alırken de önerilerinizi dikkate alıyorum, önerileriniz için size teşekkür ediyorum:)

    YanıtlayınSil