11 Nisan 2014 Cuma

Hırçın Prenses Goncagül

Fulvia Degl'Innocenti'nin yazdığı Frencesca Carabelli'nin resimlediği Hırçın Prenses Goncagül, adından da anlaşıldığı gibi bir prensesi anlatıyor.

Doğduğu ilk günden beri her hareketi olur olmaz övgülere mazhar olan prenses aklı erene kadar bu işten bir şey anlamaz. Ancak aklı ermeye başladıktan sonra çevresindekilerin bir gelenek halini alan yaklaşımından çok rahatsız olur. Ailesinin ve kendi konumudur tüm bunların sebebi. Rahatsızlığı bunla da sınırlı değildir. Kendine biçilen kadere de razı değildir. Güzel bir prenses olup günün birinde bir prens ya da kralla evlenmek onun istediği şey değildir.

Kimse prensese ne istediğini sormadığı için o da hırçınlaşıp kabalaşır. Ter ter tepinir, itiraz eder. Ancak tavrındaki değişiklik çevresindeki dalkavukları etkilemez. Onlar prensese iltifat etmeye devam etmek için yaptıklarına bir mazaret bulurlar. Prenses Gongagül, anne babası ve tebaasının dikkatini çekmek için bir yöntem bulur ve bunda başarılı da olur.

Kalıplara sokulmak istemenin karşısında duran, kendi hayatına hakim olmak isteyen bir prensesin öyküsü Hırçın Prenses Goncagül. İsteklerimizi dile getirmenin bir yolunun olduğunu hatırlatan bu kitap okul öncesi dönemdeki çocuklara hitap ediyor. Yapı Kredi Yayınları'nca yayımlanan kitabı Filiz Özdem çevirmiş.
 
Ebru Akkaş

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme