15 Mayıs 2014 Perşembe

Olmayan Ülke

Ahmet Ümit, bundan yıllar yıllar önce annesinden dinlediği masalları 1995 yılında yayımlanan Masal İçinde Masal kitabında bize aktarmıştı. Annesinin bir masalcıdan dinlediği şapkacının, müezzinin, demircinin, kuyumcunun ve köradamın masalarını, unutulur korkusuyla anlatmıştı. Ahmet Ümit, bu anlatıcılığını masal tanımlarında geçen tüm öğeleri bünyesinde barındıran bir masalla sürdürüyor: Olmayan Ülke.

“Olmayan Ülke”, çocukları Türkiye’nin sevilen yazarları ile tanıştırmayı hedefleyen Usta Kalemlerden Masallar dizisi kitaplarından biri olarak yayımlandı.

“Olmayan Ülke” masalının kahramanlarının yersiz yurtsuz, adı sanı bilinmeyen kahramanlar olduğunu söyleyemeyiz. Evvel zaman içinde yaşayan bu kahramanlardan biri Akıl Ülkesi’nin prensesi diğeri ise Hayal Ülkesi’nin prensidir. Kader bu ya bu iki ülke de birbirleriyle sürekli savaşmaktadır. Masal bu ya prensle prensesimiz birbirine âşık olurlar. İnsanların kurduğu Akıl Ülkesinin prensesi olan Su Hanım, masal prenseslerinin ortak yazgısını sahip olacaktır.

Sevdiğine kavuşması için önünde aşması gereken büyük mü büyük engelleri vardır. Çünkü o büyücüler ülkesinin prensi Rüzgâr’a âşık olmuştur. Su Hanım, ödenecek bedele baştan razıdır. Kim bilir belki de bu ayrılıktan kendisi sorumludur. Hem kabullenir hem de sabreder. Rüzgâr ise aklı ve doğaüstü güçlerini kullanarak aralarındaki engelleri ortadan kaldırmaya çalışır. Bu masalın kötü kadını olan annesi Büyücü Kraliçe başta olmak üzere kavuşmalarını engelleyecek herkes ile savaşır. Galip gelir mi bilinmez. Bunu kitabı okuyacaklara bırakmak gerek.

Konusunu üç aşağı beş yukarı bildiğimiz bir masalı bu kadar zevkli kılan, bunu bize anlatan masalcının yeteneğidir. Masal, anlatanın sesiyle, mimikleriyle bütünleşir. Düz yazı ile masal anlatmak zor bir iştir aslında. Ahmet Ümit bu işin çaresini bulmuş. “Olmayan Ülke”, bildiğimiz tüm masallar gibi düş ürünü, olağandışı, çekici ve anlatanın inandırmak iddiasında olmadığı bir masal…

“Olmayan Ülke”, adını John M. Barrie’nin muzip, anarşist kahramanı Peter Pan’nın maceralarının geçtiği Neverland’den alıyor. Dilimize “Düşler Ülkesi”, “Olmayan Ülke” ya da “Yokyok Ülke” olarak çevrilen bu diyar için Ahmet Ümit önsözünde şöyle diyor:  “Olmayan Ülke bir ütopya aslında. Güzel umutlarımızın, renkli hayallerimizin, tatlı düşlerimizin ürünü olan bir yer. Savaşın, şiddetin, sömürünün, nefretin ve öfkenin olmadığı bir yer.” Ayrıca Barrie’ye saygılarını sunarak yazarlık borcunu da yerine getiriyor.

On iki bölümden oluşan “Olmayan Ülke”de masalında yer alan resimler Murat Bingöl’e ait.

Bir önceki masal kitabını annesinin torunlarına ithaf eden Ahmet Ümit bu masal kitabını kendi torununa ithaf etmiş. Ayrıca bu masal kitabı ile bizlere masal yazmaya devam edeceği sözünü de vermiş. Bence de çok iyi etmiş.

Ebru Akkaş

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme