20 Haziran 2014 Cuma

Çılgın Mirketler

Bir mirket olan Cesur Amca, bir zamanlar Keskingözler’in kralıdır. Ancak günlerden bir gün “lezzetli” bir kaya kertenkelesinin peşine düştüğünde “sessiz düşman” puhu kuşuna hazırlıksız yakalanır. Güneşin ardından çıkıp gelen puhu kuşu Cesur Amca’yı kapıp havalanır; o sırada da bir gözünü pençesiyle çıkarır. Ancak Cesur Amca kolay kolay teslim olmaz. Puhu kuşunun göğsünü ısırır ve böylece kuş onu bırakır. Çok yüksekten düşen Cesur Amca’nın kemikleri kırılır. Bir gözü zaten yoktur … Tüm bu olanların ardından karısı Kraliçe Kalpsiz onu terk eder ve erkek kardeşi Fırsatçı’yla evlenir. Böylece Keskingözler’i, Fırsatçı ve Kalpsiz birlikte yönetmeye başlarlar. Cesur Amca ise yalnızca bir yavru bakıcısıdır artık. Yavru mirketler Küçük Düşçü, Hileci ve Mimi içinse Cesur Amca onların gizli krallarıdır.

Cesur Amca, yavru mirketlere kapkaranlık bakımevinde, kalın kum tabakalarını kazarak nasıl tüneller oluşturacaklarını gösterir. Yavru mirketler henüz yukarıya çıkmamış, güneşi görmemişlerdir ama bir süre onlar da diğer mirketler gündüzleri dışarıya çıkıp geceleri yerin altındaki bu tünellerde yaşayacaklardır. O nedenle tünel kazmayı öğrenmeleri çok önemlidir. Ayrıca, çok dikkatli olan ve etrafı sürekli kolaçan eden mirketler, bir tehlike anında da tünellerindeki yuvalarına kaçışırlar. Dolayısıyla bu tüneller onlar için bir sığınaktır aynı zamanda.

Cesur Amca, yavrulara neler yapacaklarını öğretirken bir yandan da onlara “muhteşem günlerini” anlatır. Amca, bir zamanlar Keskingöz Toprakları’nın en ucundaki Uzak Yuva’da yaşarken güvenli ortamından ayrılıp Yukarı Dünya’yı keşfe çıkar. Mirketler her zaman birbirlerine destek oldukları için kabilenin diğer üyeleri yanına koruma alması gerektiğini söylerler. Ancak Cesur Amca tek başına yola çıkar. Macerasının en ilginç yanı birbirleriyle konuşurken, “falan-filan-falan-filan-falan-filan” diye sesler çıkaran Falan-Filan Kabilesi’ni (yani insanları!) keşfetmesidir. Söz konusu Falan-filanlar, kumların üstünde, birbirine yakın duran, içi oyuk, sivri tepeler (yani çadırlar!) yaparlar. Duvarları hiç sağlam olmayan bu tepeler rüzgârda dalgalanır. Falan-filanlar pek çok yönden mirketlere benzerler, ama daha büyüktürler, çok daha komik ve sevimlidirler. Başka kabileler de keşfetmiştir Cesur Amca. Bir de bu Falan-filanların bir tehlike sezdiklerinde, örneğin kendilerini ısırabilecek veya ayaklarının altında ezebilecek bir hayvana dair en ufak işaret gördüklerinde içine atlayıp kaçtıkları vın-vın’ları (bu ne olabilir?) vardır ki bunlar kaçışan antiloplar kadar hızlı hareket edebilmektedir. Üstelik Cesur Amca bu kabileden birini evcilleştirmiş, hatta onun kafasına çıkmıştır!

Yavrular için bu hikâyeye inanmak güçtür, ancak Yukarı Dünya’ya çıkıp da Fırsatçı, Kraliçe Kalpsiz ve onların çocuklarıyla tanışınca Uzak Yuva’ya gitmeye karar verdiklerinde Cesur Amca’nın anlattığı her şeyin doğru olduğunu görecekler ve onlar da kendi maceralarını yaşayacaklardır. Onların bu maceralarını uzaktan sessizce izleyen biri daha olacaktır: Göğsünde bir yara olan sessiz bir düşman…

Ian Whybrow’un yazdığı, Sam Hearn’in resimlediği, Ayşe Başçı’nın Türkçeleştirdiği bu eğlenceli roman Çılgın Mirketler, İş Kültür Yayınları’ndan çıktı. Kitap 8-12 yaş grubu için öneriliyor.

Tülin Sadıkoğlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme