1 Ekim 2014 Çarşamba

Kâğıttan Kalpler

Her şey bir kütüphanede, bir kitabın içine konan bir notla başlıyor...   

Kendisine daha sonradan Una adını verecek olan genç bir kız, okulun kütüphanesinde bulunan Rudyard Kipling’in Şakacı Puck adlı kitabının içine bir not koyar. Çok rağbet görmeyen Şakacı Puck’ı özellikle seçmiştir, çünkü, böylelikle yazdığı notun gerçekten de özel biri tarafından bulunacağına inanır. Notu bulan, Una’nın daha sonradan Dan adını takacağı genç bir oğlandır. (Bu arada, Dan ve Una, Kipling’in kitabı Şakacı Puck’taki iki karakterin adıdır.) Dan; kendisini çok rahat hissetmese de bir yanıt yazar. Böylece iki genç mektuplaşmaya başlar. Ancak birbirlerini hiç görmeyecekler ve notlarını kitabın arasına bırakacaklardır. Karşılaşmamak için de bir plan yaparlar: Dan kütüphaneyi çift saatlerde, Una ise tek saatlerde kullanacaktır.

Mektuplaşmak suretiyle kurdukları ilişki giderek derinleşecek ve bu, bir aşka dönüşecektir. Birbirlerine en özel, en gizli sırlarını anlatacaklardır. Örneğin; her ikisi de ailelerinde bazı sorunlar yaşamışlardır ve bunlardan kaçmak için Una yüzmeye, Dan ise koşmaya başlamıştır.

Küçük bir notla başlayan ve bir aşka dönüşen bu mektuplaşmalar ilerledikçe okular olarak bizler de iki gencin bulundukları okulun sıradan, normal bir okul olmadığını öğreniriz. Yaşadıkları sorunlar yüzünden bu okula gelmişlerdir ve diğerleri gibi onlar da her gün ilaç almaktadır. Bu ilaç sayesinde, bir süre sonra, son yıllarda yaşadıkları her şeyi unutabileceklerdir. Ancak Una ve Dan birbirlerini unutmak istemezler.

Mektuplarında yalnızca kendileriyle ilgili bilgiler vermekle kalmazlar, okuldaki arkadaşları hakkında da yazarlar. Dan’in, Aramis ve Porthos adını verdiği iki arkadaşı vardır. Aramis bir süredir ilaç almayı bırakmıştır ve okula gelen Dedektif adında biri hakkında bilgi edinmeye çalışmaktadır. Yakın geçmişlerini yani birbirlerini unutmayı istemeyen Dan ve Una da Aramis’in bu araştırmalarına ilgi duyarlar. Bir süre sonra Una’nın takma adı Jolanda olan arkadaşı da bir şekilde bu serüvene dahil olur. Araştırmalar ilerledikçe çocukların keşfettikleri, öğrendikleri onları hem şaşırtacak hem de büyük bir hayal kırıklığına uğratacaktır.

Bir aşk hikâyesi gibi başlasa da neredeyse distopik roman halini alan kitabın sonu biraz hızlı getirilmiş sanki. Her şey son sayfalarda olup bitiyor ve biz daha tam olarak anlayamadan roman sona eriyor. Yine de mektuplardan oluşan “Kâğıttan Kalpler”i okumak hem kolay, hem keyifli, hem de düşündürücü.

Elisa Puricelli Guerra’nın yazdığı, Mine Özgün Romandini’nin çevirdiği Kâğıttan Kalpler adlı roman Final Kültür Sanat Yayınları’ndan yayımlandı.Kitap 12 yaş ve üstü okurlar için öneriliyor.

Tülin Sadıkoğlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme