13 Ekim 2014 Pazartesi

Tohumun Rüyası

Bir tohum sadece bir tohum, bir ağaç sadece bir ağaç, bir bahçe de sadece bir bahçe değildir. Gözlemlemek, bilmediklerini sormak, öğrenmektir, bilinmeyeni kucaklamak, umut etmek, yaşama inanmak ve güvenmektir.

Kentlerde yaşayan insanların, özellikle çocukların doğadan ne kadar kopuk olduklarını günlük hayatın keşmekeşi içinde fark edemiyoruz. O yüzden, bir süre önce dinlediğim bir anektod, beni hem güldürmüş hem de endişelendirmişti. Anektod annesiyle birlikte dalından kiraz yemeye gidecek olan bir çocukla ilgiliydi... Her ikisi de güzel bir gün geçireceklerini düşünerek keyifle gidecekleri yere doğru yol alırlarken çocuk annesini bir manava doğru sürüklemiş ve kiraz almaları gerektiğini söylemiş. Anne, buna anlam verememiş; çünkü gidecekleri yerde kirazları ağaçtan yiyeceklermiş. Ancak çocuğun kafasındaki “dalından kiraz yeme” resmi annesininkinden biraz farklıymış. O, manavdan kiraz alacaklarını, bunları dallara asacaklarını ve öyle yiyeceklerini zannediyormuş. Kirazın ağaçta değil manavda yetiştiğini düşünüyormuş. Böyle düşündüğü için onu suçlayabilir miyiz?

Tohumun Rüyası adlı kitabı görünce de aklıma bu kez köylerde yaşlı kadınların tohumlarını çeyiz sandıklarında, bir hazineymişçesine sakladıkların; tohumları kimselere göstermediklerini öğrendiğimde ne kadar şaşırdığım geldi. Kendimi kirazın manavda yetiştiğini zanneden çocuk gibi hissettim; çünkü Anadolu “gerçek bir tohum cenneti” olarak görülüyordu. Ancak, yine bir süre önce öğrenmiştim ki Anadolu “günden güne bu mirasını” kaybediyor. Tek kullanımlık hibrit tohumların kullanılması ne çiftçinin ne toprağın hiç de yararına olmuyor. Doğanın sunduğu tohumlar giderek azalıyor. 

Bütün bunlar aklıma gelince ,iyi ki Nalan Özdemir Erem bu kitabı yazmış, iyi ki Sahar Bardai resimlemiş ve iyi ki Sarıgaga da yayımlamış diye düşündüm. Kim bilir, “bir gece rüyasında kalbine kitap doğan; yaşamı başlatan tohumun yolunu izleyen” yazara “yanıt veren kelimeler” bizlerin de kulağını toğrağa, yaşama, Güneş’e, Ay’a, ağaca, rüzgâra açar ve kim bilir duyacaklarımız bizi nerelere götürür.

 “Tohumun Rüyası”, ayrıca, IBBY Europe’un web sitesinde “Avrupa Dillerinde Çocuk Kitapları” bölümünde IBBY Türkiye’den seçilerek gönderilen on kitap arasında yer alıyor.

Tülin Sadıkoğlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme