2 Şubat 2015 Pazartesi

Bilyeler

İbo ve kedisi Pisi, sıcak bir günde, birlikte lunaparka giderler. Lunaparka girer girmez “şans, kadeer, taliih, kısmeet” diye bağrıldığını duyar ve sesin geldiği yere doğru yönelirler. Ses, içinde bir palyaçonun bulunduğu çadırdan gelmektedir. Çadırda, ucunda hediyeler asılı olan ipler vardır. İpi çeken kişi, ucunda asılı olan hediyenin sahibi olmaktadır. İbo kendine bir ip seçer ve çeker. Ancak hiç beklemediği bir şeyle karşılaşır: Ağır, toprak bir küp!

İbo, yokuşun başındaki evine kadar bu çok ağır küpü çıkarır. Hem İbo hem de Pisi içinde ne olduğunu çok merak etmektedir. Eve gelip de zar zor küpün kapağını açınca yine hiç beklemedikleri bir şeyle karşılaşırlar: “Pırıl pırıl, rengârenk yüzlerce cam bilye!” Bu çok etkileyici bilyeler o günden sonra İbo’da bir tutku halini alır. Başka hiçbir şeyle ilgilenmez; hatta arkadaşlarından bile uzaklaşır. Yalnızca o mu; Pisi de bilyeleri fare yerine koyarak oynamaktadır. Babası bu durumdan memnun değildir ve bir gün İbo’nun bilyelerini küpe doldurup hepsini pencereden aşağıya döker. Rengârenk yüzlerce bilyeyi gören çocuklar oynadıkları oyunu bırakıp bilyeleri ceplerine doldurmaya başlarlar.

Bu sefer de mahalledeki çocukların hepsi bilye oynamaya başlar. İbo da onlara katılmıştır... Aradan günler geçer ve bilye oynamaktan başka bir şey düşünmeyen çocukların anne babaları endişelenmeye başlar. Buluşup konuşurlar ve çocukları kurtarmak için bir oyun düzenlemeye karar verirler. Nasıl bir oyun mu? Okuyun göreceksiniz? Peki, anne-babaların planı işe yarayacak mı? Çocuklar bilye oynamaktan vazgeçecekler mi?

Behiç Ak’ın yazıp resimlediği Bilyeler, Günışığı Kitaplığı’ndan yayımlanıyor. Kitap 5 ve üstü yaş grubu için öneriliyor.

Behiç Ak’ın her kitabı gerek resimleri gerekse öyküsüyle çocukların her zaman ilgisini çekiyor. Kişisel deneyimlerimden de karşılaştığım her çocuğun Behiç Ak’ın birkaç kitabını mutlaka okumuş olduğunu söyleyebilirim. Çoğu kez hayranlarına da rastlıyorum. Onlar her kitabını okumuş oluyorlar elbette. O yüzden Bilyeler başlıklı bu resimli öykü kitabı da bir kez daha okurlarını, hayranlarını sevindirecek. Ancak, her ne kadar daha önce yazılmış olsa da, yakın geçmişimizde bilyeler çoğu kişi için farklı bir anlam kazandı. Bilyeler, kitapta neşe, birliktelik, paylaşma, arkadaşlık gibi duyguları çağrıştırıyor. Biz ayrıca başka duyguları da ekleyebiliriz.

Bir bilye önce bir çocuğun, sonra tüm mahallenin yaşamını değiştiriyor. O nedenle İbo’nun, anne-babaların düzenlediği yarışmadan sonra söylediklerine katılmamak zor doğrusu: “Bence, bu seferki yarışmaya büyükler de katılmalı.”
 
Tülin Sadıkoğlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme