18 Nisan 2016 Pazartesi

Dünyanın En Şişmanı

Günlerden karne günüdür. Berk’in karnesi kıl payı aldığı geçer notlarla doluyken, kız kardeşi Simge onur belgesi almıştır. Karnesindeki notlar yüzünden evde “çıngar” çıkacağını düşünür, Berk. Ne evde oturmak, ne akrabalarını görmek, ne de komşularıyla karşılaşmak ister. Ancak alt komşusu Melike Hanım’a, en üst kattaki komşusu Mısra Abla'ya, “her işe maydanoz” Sinan Bey’e, muhasebeci Esra Hanım’a, apartmanın en yaşlısı Melike Hanım’a yakalanmaktan kurtulamaz. Hepsinin Berk’in karnesindeki notlarla ilgili söyleyeceği bir şey vardır. Her ne kadar duyduğu şeyler onu sarssa da, üzse de Berk, onlarda gördüğü olumsuzlukların hiçbirini dillendirmez. 

Karnesini ellerinden kurtarıp soluğu evde alır. Ancak karneyle ilgili duyacakları henüz bitmemiştir... Daha halasının evindeki kutlama partisine gideceklerdir. İşte, tatilde çıraklık yapma fikri de bu partide ortaya atılır. Hangi işte çalışabileceğine dair duyduğu her söz Berk’i boğacak gibi olur, kendisini bir bahaneyle evden dışarı atar. Eve gittiğindeyse onu annesi beklemektedir. Önce karnesinden, okuldaki başarısından konuşurlar. Annesi, Berk’in yalnızca karnesindeki notlardan değil; onun maymun iştahlılığından, bir şeye başlayıp bitirmeyişinden dem vurur. Keman, tenis, futbol, yüzme... Berk, her birine hevesle başlamış; ama kendince çok geçerli nedenlerle kısa sürede de hepsini bırakmıştır. Annesi, Berk'in gerekçeleri karşısında ona laf anlatmaya çalışmaktan yorulur ve konu, Berk’in yaz tatilinde çıraklık yapmasına gelir. Anlaşılan bundan kaçış yoktur.

Berk, önce bir kargo şirketinde, daha sonra bir esnaf lokantasında ve son olarak da robot giysileri üreten bir iş yerinde çalışır. Sonuncu işinde Berk kendine en uygun, yapmaktan en keyif aldığı işi bulmuştur: Uyumak. Bunu babasına söylediğinde, babası onu “yemek üstüne yan gelip yatmanın yan etkileriyle” ilgili uyarır. Berk, sonunda dünyanın en şişmanı seçilme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bunu bir uyarı değil, bir hedef olarak algılayan Berk dünyanın en şişmanı seçilip Rekorlar Kitabı’na girmeye karar verir. Artık ne annesi, ne babası, ne de bir başkası ona karışmaz. Günleri parkta küçük bir tur atmakla, sonra da sessiz bir köşede uyumakla geçer. Bu böyle devam eder; ta ki reklam panosunda kendi fotoğrafını görene kadar. Reklamda, metro istasyonunda son yolcusunu bekleyen dolu bir tren ve bankta yatan işsizin biri vardır. Bankta yatan Berk’in ta kendisidir. Ancak onun ilgisini çeken dudağının kenarındaki kırmızı lekenin “taptaze bir çiçek güzelliğinde” çıkmış olmasıdır. Berk, bunun, fotoğrafı çeken kişinin marifeti olduğunu düşünür. Hemen eve gidip dolabına tıkıştırdığı fotoğraf makinesini bulur ve fotoğraf çekmeye başlar. Çekmeyi istediği fotoğrafı bulana kadar denemeler yapar, Berk. Böylelikle mahallesine, mahallesinde yaşayan ama hiç selamlaşmadığı kişilere daha farklı bir gözle bakmaya başlar. Berk’in fotoğraf çekme konusundaki hevesi annesini ve babasını da mutlu eder. 

Berk, bir gün çektiği fotoğrafları sergiler. Kardeşi Simge de bir şekilde bunun parçası olmuştur. Fotoğrafların mahallede yaşayanlar üzerindeki etkisi ise muazzamdır. Berk, peşine düştüğü fotoğrafları çekmiştir; şimdi ise ilgisi bambaşka bir konuya yönelmiştir. Tekrar fotoğraf çekmeye başlar mı, bilinmez; ama Berk’in yarattığı etkinin devam edeceği muhakkak.

Çocukların çok sevdiği, her yeni kitabını heyecanla beklediği Sevim Ak, son romanı Dünyanın En Şişmanı’nda, başarıya dair bilindik kalıpların dışında kalan bir çocuğun hikâyesini anlatıyor. Bunu yaparken günümüz dünyasının, insanların yaşamları üzerindeki etkilerine de değiniyor. O nedenle kitap pek çok farklı okumaya açık. Ancak benim için bu kitabın en önemli yanı samimiyeti ve gerçekliği. Karşımızda stereotipler ya da hayatta başarıyı yakalamaya dair büyük öğütler yok. Gerçek yaşamın içinden gerçek insanlar, gerçek duygular var. Kitaptaki karakterlerin öne çıkan yanları ise örneğin: Berk, kendisiyle son derece barışık olması, baskılara boyun eğmemesi ve keyif aldığı şeylerin peşine düşebilmesi bakımından cesur bir çocuk. Anne-babası ise okuldaki vasat başarısı karşısında çocuklarının geleceğiyle ilgili kaygı duysa da bir yandan Berk’le iletişim kurmaya, onu anlamaya çalışmasıyla dikkat çekiyor.

Değerli yazar Sevim Ak’ın yazdığı, Ayşin Eroğlu’nun resimlediği Dünyanın En Şişmanı, Doğan Egmont tarafından yayımlandı. Kitap, 9 yaş ve üstü okurlar için öneriliyor.

Tülin Sadıkoğlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme